Özet
İkili ilişkileri uzunca bir geçmişe sahip olan Türkiye ve ABD, dış politika felsefelerin-deki ‘kimlik’ ve ‘anlayış” farklılığı neticesinde, özellikle 11 Eylül sonrası dönemde bölgesel krizler ve tehditleri bertaraf etme noktasında önemli ‘metod’ farklılaşmaları içerisine girmişlerdir. Nitekim ‘barış ve istikrar’ ortak menfaatinden yola çıkan ve uluslararası düzenin olmasa olmaz prensiplerini benimseyen iki ülke, İran’ın nükleer faaliyetleri spesifik vakasına yönelik dış politika yaklaşımlarında, tehditlerin nasıl karışılacağına yönelik olarak ‘uygulamada’ bir öncelik ve metod farklılığı içerisinde-dirler. Öte yandan, Türkiye geleneksel denge politikası gereği, gerek Doğu ve gerekse Batı ile ilişkileri çok derin bir ülkedir ve ABD ile yaşadığı ciddi prensip farklılıklarına ve menfaat ayrışmalarına rağmen, pragmatizm ekseninde, ılımlı yaklaşımlarını ‘zor şartların elverdiği ölçüde’ sürdürmeye çalışmaktadır. Bu itibarla, İran’ın Nükleer Faaliyetleri vakasının, iki ülke ilişkilerinin ‘işbirliği’ isteği içerisinde olmalarına rağmen, bunu nasıl ‘koordine edecekleri’ hususunda ‘açmazlarını’ ortaya koyması bakımından önemli bir ‘gösterge’ olduğu tesbit edilmiştir.
Anahtar Kelimeler: Nükleer Politika, İran, Türk-Amerikan İlişkileri, Menfaat, Tehdit, Kimlik
TURKISH-AMERICAN RELATIONS AFTER THE 9/11 SEPTEMBER: AN ASSESSMENT ON THE AXIS OF IRANIAN NUCLEAR PROGRAM
Abstract
Turkey and the United States, as a result of their different foreign policy orientations and perceptions, seems to be motivated by different foreign policy methods while dealing with regional crises and confronting threats to their interests in the post September 11 era. They both view the preservation of ‘peace and stability’ in the region to their interest but, they have differing priority of interest and adopted very different approaches ‘in practice’ to confront the specific challenges to those interest as seen in the specific case of Iranian Nuclear Policies. However, having deep-rooted relations with both the West and the East, though Turkey experiences significant method differentiations and priority of interests with the United States, she tries to preserve its pragmatic foreign policy orientation in its bilateral relations. This paper argues that Iranian Nuclear Policy specific case illustrates the fact that Turkey and United States both desires and tries to ‘cooperate’ on common interests, but does not know how to ‘coordinate’ their foreign policies on these common grounds.
Key Words: Nuclear Policy, Iran, Turkish-American Relations, Interest, Threat, Identity |